Türkiye’nin jeopolitik konumunun önemi… Ne çok duyduk bunu lisede. Hala da duyuyoruz sınavlara hazırlanırken. Neydi Türkiye’yi diğer ülkelerden ayıran? Asya ve Avrupa arasında bir köprü?  Üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımada?  Bu kadarcık mıydı? Medeniyetler arasında kurduğu köprüye çok yakından şahit olurken hem de. Medeniyetleri yakından tanımanın yolu da binlerce yıl öncesinde bize bıraktıkları eserleri görmek, tanımak olur tabi ki.

 Bu yazıda müze gezmeyi çoook sıkıcı bulanların bile merakla gezeceği müzelerden bahsedeceğim,

1. Hatay Arkeoloji Müzesi | HATAY

Hatay Arkeoloji Müzesi | HATAY

Dünyanın en iyi mozaik koleksiyonunu içinde barından  müze, M.S 2-5 yüzyılına ait eserler sergilenmektedir. Aynı zamanda  Türkiye’nin en büyük Mozaik Müzesi ‘dir  Müze çağlara göre sıralanmış olup, lahit odasıyla son bulmaktadır. Yani geziniz Neolotik Çağ eserleriyle başlar. Müze, son üyesi  Kral Şuppiluliuma’nın da gelmesiyle  daha çok ilgi çekmeye başlamıştır. Devasa büyüklükte oluşu, sakalları ve şaşkın bakışları  oldukça etkileyicidir.  Elinde buğday başağı ve mızrak bulunur. Bu hem halkının güvenliğinin hem de doyacağının temini olarak görülmektedir. Aynı zamanda Dionysos’un  ‘’Neşeli ol, hayatı yaşa’’ felsefesini görüp, görkemli Lahit Mezarları ile  ölümün her şeyi eşit kıldığını öğreniyoruz.

Bu müzeye Müzekartınızla girebilirsiniz. 2021 yılı itibariyle giriş ücreti 40 TL.


2. Zeugma Mozaik Müzesi | GAZİANTEP

Zeugma Mozaik Müzesi | GAZİANTEP

  İki ayrı bloktan oluşan bu müze, dev taban mozaiklerine ev sahipliği yapmaktadır. Mozaikler arkeolojik olarak sıralanmıştır. Yani çok tanrılı dinler hakimken; insan figürü eğlence mozaiklerde kullanılırken, tek tanrılı inancın başlamasının ardından mozaikler genelde doğadan esinlenerek ya da motiflerle işlenmiştir. Zamanda yolculuk yapacağınız şekilde dizayn edilmiş bu müzenin en ünlü üyesi ise meşhur Çingene Kızı. Mozaiğe herhangi bir yönden baktığınızda gözleri size bakar. Teknikleri çok benzediği için ziyaretçiler tarafından Mona Lisa Tablosuna benzetilir. 

Bu müzeye Müzekartınızla girebilirsiniz. 2021 yılı itibariyle giriş ücreti 40 TL.

 

    3. Pera Müzesi  |  İSTANBUL

Pera Müzesi  |  İSTANBUL

Burası bir modern müze. Kalıcı olarak, oryantalist eserler, Kütahya çini ve seramikleri ve Anadolu ölçüleri sergileniyor. Fakat burayı özel kılan ülkemizde ve dünyada önemli eserleri süreli olarak sergilemesidir. Yani  müzeye her gittiğinizde sizi farklı bir konsept karşılar. Müzede kısa film gösterileri, animasyon ve belgesel gösterileri de var.

2021 yılı itibariyle giriş ücreti 25 TL.

 

4. Odunpazarı Modern Müzesi(OMM) | ESKİŞEHİR

Odunpazarı Modern Müzesi(OMM) | ESKİŞEHİR

  Bu müzeler arasında en genç olanı OMM. 2019’da kapılarını açan müze,  binası ve  içeriği bakımından oldukça etkileyici. Özellikle Tanabe Chikuunsai IV’ün bambu eseri inanılmaz. Bambudan yapılmış dev bir sarmal 15 metrekarelik bir alana sığdırılmış, müzenin üst katlarından da bu şahane eseri görebiliyorsunuz.  Aynı zamanda üç boyutlu ve dijital eserler de var. Kalıcı eserlerinin yanında, süreli sergileri de mevcut. 

 2021 yılı itibariyle giriş ücreti 20 TL.

 

    5. Yerebatan Sarnıcı | İSTANBUL

Yerebatan Sarnıcı | İSTANBUL

  Roma Dönemi’nden kalma  sarnıç, tarihi yarımadada en çok ilgi gören yerlerden bir tanesi. Burası İstanbul’un en romantik ve gizemli yerlerinden biri. Işıklandırması,  arka fonda çalan müziği ve mimarisiyle bambaşka bir alemdeymiş gibi hissedeceksiniz. Sarnıç  dev mermer sütunlardan oluşuyor. Sütunlardan iki tanesine ters Medusa başı işlenmiş. Bu Roma Dönemi eserlerinin neredeyse hepsinde var. Bir çeşit totem gibi düşünebilirsiniz. 

  2021 yılı itibariyle giriş ücreti 15 TL

 

    6. Mevlana Müzesi | KONYA

Mevlana Müzesi | KONYA

  Mevlana Müzesi , her yıl  en çok ziyaret edilen müzeler sıralamasında ilk sıralara yerleşir. Özellikle 7-17 Aralık tarihleri arasında yoğun ilgi görür.  Müze binası tarihte Mevlana Dergâhına ev sahipliği yapan binadır.  Hz. Mevlana’nın türbesi  de burada yer alır. Yeşil kubbesiyle tanıdığımız Mevlana Müzesi’nde çok sayıda el yazması kitapları da görebilirsiniz. ‘’ Gel ne olursan ol yine gel’’ felsefesi gereğince,

Müze girişi ücretsiz.

 

7.Ayasofya Camii Kebir | İSTANBUL 

Ayasofya Camii Kebir | İSTANBUL 

  Justinianos’un  büyük bir titizlikle yaptırdığı katedral. İçerisindeki her ayrıntı imparatorun titizliğiyle şekillendirilmiştir. Dev kubbesiyle mimarisi ilgi çeker. İçerisinde Hristiyanlığın yanı sıra İslam etkileri de fazlasıyla hakimdir. Nur suresinin ayetlerini görebileceğiniz gibi özellikle üst katında göz alıcı mozaikler vardır. Haçlı Seferleri’nde oldukça zarar gören bazı eserler halen özenle korunmaktadır. Müzeye 2020 yılında camii statüsü verilmiştir. Namaz vakitlerinde freksler gölgelendirme yöntemiyle kapatılır, vakitler dışında gezebilirsiniz.   Aya, kutsal  anlamına gelirken, sofya ise bilgelik anlamındadır. 

Giriş ücretsizdir.

 

 

8. Taksiyarhis Anıt Müzesi, Cunda Adası | BALIKESİR

Taksiyarhis Anıt Müzesi, Cunda Adası | BALIKESİR

 Adanın en önemli sembollerinden bir tanesi. Kilisenin restorasyonu Koç Ailesi tarafından yaptırılmış. Dışı da aslına uygun olarak yeniden düzenlenmiş. Işıklandırması, duvar işlemeleri muazzam. İçerisinde antika eşyalar ve oyuncaklar var. Bunların yanında gemi maketleri, minimal dekor eşyaları da mevcut.

Bu müzeye Müzekartınızla girebilirsiniz. 2021 yılı itibariyle giriş ücreti  10 TL.

 

9.Anadolu Medeniyetleri Müzesi | ANKARA

Anadolu Medeniyetleri Müzesi | ANKARA

 Atatürk’ün bir Eti Müzesi tavsiyesi üzerine açılmıştır. Anadolu’da yapılan kazılarda bulunan eserler bu müzede sergilenir. Çatalhüyük’ün simgesi şişman figürü burada görebilirsiniz. Müze arkeolojik olarak çağlara göre düzenlenmiştir. Siz de bu müzeyi ziyaret edip Anadolu tarihine yolculuk yapabilirsiniz.

Bu müzeye Müzekartınızla girebilirsiniz. 2021 yılı itibariyle giriş ücreti  50 TL.

 

10. Göbeklitepe Örenyeri | ŞANLIURFA

Göbeklitepe Örenyeri | ŞANLIURFA

  Göbeklitepe, ‘’ Tarih yazıcılığında devrim yaptı’’  denilebilecek kadar önemli bir buluştur. Bizim topraklarımızda olması da Anadolu’nun medeniyetin başlangıç noktası olduğunun  kanıtıdır. Tam da bu yüzden buraya ‘’tarihin sıfır noktası’’ denir. Burası bulunana dek tapınakların yerleşik hayattan sonra insanların hayatına girdiği bilinirdi. Göbeklitepe’deki  sütunların avcı toplayıcı bir grup tarafından yapıldığı ortaya çıktı. Öncelikle sizi tarih anlatan bir simülasyon karşılıyor. Burası gerçekten çok özenilerek dizayn edilmiş. Buradan çıkıp minibüslerle tapınakların olduğu yere gidiyorsunuz.  Tapınaklar bir çukurun içerisinde sergileniyor. Siz de terastan bakabiliyorsunuz. Burası 2018 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girdi. Bu yüzden de 2019 yılı Göbeklitepe yılı ilan edildi ve tüm ilgi Şanlıurfa’ya çevrildi.

  Bu müzeye Müzekartınızla girebilirsiniz. 2021 yılı itibariyle giriş ücreti  55 TL.